<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929</id><updated>2011-05-26T06:16:20.219-07:00</updated><title type='text'>Teleme Peyniri</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>14</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-2940673199620441154</id><published>2009-04-14T14:51:00.000-07:00</published><updated>2009-04-14T14:55:01.921-07:00</updated><title type='text'>Arın dili hoş dili</title><content type='html'>kabuka=kaplumbağa&lt;br /&gt;anne kidio=anne kimdi o?&lt;br /&gt;del=gel&lt;br /&gt;cubu=banyo&lt;br /&gt;arca oka ditti=arca okula gitti&lt;br /&gt;bubaa=kurbağa&lt;br /&gt;bem=ben&lt;br /&gt;bemim=benim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-2940673199620441154?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/2940673199620441154/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=2940673199620441154' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/2940673199620441154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/2940673199620441154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2009/04/arn-dili-hos-dili.html' title='Arın dili hoş dili'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115771282639109612</id><published>2006-09-08T03:38:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.795-08:00</updated><title type='text'>Gökkuşağının Çocukları</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/1600/cingene[1].jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/320/cingene%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;Gökkuşağının Çocukları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çingene olmak isterdim bazen&lt;br /&gt;Umursamadan şaşkın bakışları&lt;br /&gt;İçimden geldiği gibi şarkı söylemek&lt;br /&gt;Yol ortasında yalınayak dans etmek&lt;br /&gt;En sevdiğim kazağın çingene pembesini almak,&lt;br /&gt;Altına cırt yeşil fırfırlı bir etek giymek.&lt;br /&gt;Modadan, uygunluktan nasibini almamış&lt;br /&gt;Kılık kılık kıyafet yaratmak.&lt;br /&gt;Koca koca güllü tokalar,&lt;br /&gt;Ağzımda koca bir sakız,&lt;br /&gt;Hanfendiliği düşünmeden&lt;br /&gt;Alabildiğine balon şişirmek.&lt;br /&gt;Kahkaha atarken sesimi kısmamak&lt;br /&gt;Koca bir bonfileyi yemiş kadar mutlu olmak.&lt;br /&gt;Kimi gece, aç da yatsam&lt;br /&gt;Yarın bulduğumla yetinip&lt;br /&gt;Dansıma devam etmek.&lt;br /&gt;Çiçek satmak aşıklara&lt;br /&gt;Çingene ağzıyla:&lt;br /&gt;“Abey, alıversene şu sevdiceğine bir çiçek” demek.&lt;br /&gt;Sonrada bakıp yüzlerine&lt;br /&gt;Kocaman gülümsemek.&lt;br /&gt;Bir çingene olmak isterdim bazen&lt;br /&gt;Dışlanmışlığım için ağlayıp,&lt;br /&gt;Hooop tekrar gülebilmek!&lt;br /&gt;Takınıp en arsız tavrımı:&lt;br /&gt;“Haydi bakayım be güzelim falına”&lt;br /&gt;“Yoktur ben de yalan dolan” diyebilmek.&lt;br /&gt;Bir çingene olmak isterdim bazen.&lt;br /&gt;Hem ağlayıp kaderime,&lt;br /&gt;Hem şükretmek özgürlüğüme.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Evren Bilgin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çingene pembesi, çal çingene, çingene tarotu, çingene pazarlığı. Hayatımızın aslında içinde olan ama dışında tutmayı yeğlediğimiz insanlar; çingeneler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çöpleri karıştırıp içinden satıldığında para edenleri ayıklayan, motorlu taşıtlar için ayrılan yollarda at arabalarıyla trafiği tıkayan, yüzleri hep mahsun, gözleri hep düşünceli, genelde eğlendirerek, kalaycılık, bakırcılık yaparak, çiçek satarak veya çöp toplayarak geçimlerini sağlayan çingenelerin, birçok ülkede nasıl oluyorda ortak yaşam koşullarında ve geleneklerini yüzyıllardır bozmadan yaşadıkları hep merak edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çingeneler tarih boyunca göçebe bir toplum olarak yaşadıklarından, içinde yaşadıkları toplumlar tarafından, yabani, hırsız, dilenci gibi sıfatlarla algılanmışlardır. Çingenelere uygulanan zulüm, baskı ve dışlamalar, hikayelere, şarkılara hatta filmlere konu olmuştur. Buna rağmen tüyler ürpertici zulümlere maruz kaldıkları yılları geride bırakarak, önyargıların üstesinden gelmek için çabalamışlar, kendilerini birçok ülkede kabul ettirmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çingene toplumu bir klan toplumudur ve birbirlerine, dışarıya karşı daha güçlü olabilmek için son derece bağlıdırlar. Tüm dünyaya küçük topluluklar şeklinde yayılmış oldukları için, kültürlerinin devamını koruyabilmek amacıyla birbirlerini korumaları gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bütün çingeneler, dünyaya etnik bir grup olduklarını kabul ettirebilmek için çaba göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çingeneler yaygın bir şekilde klanlara ayrılımışlardır. Bir klan birbirine akraba olan veya tarihsel yakınlıkları olan ailelerin biraraya gelmesiyle oluşmaktadır. Klanlar fahri liderler tarafından yönetilmektedir. Genelde, siyasi hiçbir etkisi olmayan, kral yada kraliçe gibi ünvanları tercih etmektedirler. Bu ünvan ve organizyonel yapıları, çok dağınık bir şekilde yaşadıkları için ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. En büyük ortak noktaları anadilleri olan Romancadır.&lt;br /&gt;Çingenelerin kökenlerinin Kıbrıs olduğu gibi bir yargı vardır öyleki İngilizce “Cyprus” ve “Gypsies” kelimlerinin bu nedenle birbirine benzediği düşünülür. Ancak, çingenelerin dili Romanca ile Hint-Avrupa dil ailesi arasındaki ilişkiden yola çıkılarak, çingenelerin anavatanlarının Hindistan’ın kuzeybatı kesimleri olduğu keşfedilmiştir. Yaklaşık 500 yıldır Avrupa’da yaşayan çingenelerin anavatanları ancak 18. yy’in sonlarına doğru tespit edilebilmiştir. Çingeneler, 14. yüzyılda Balkanlara, 15. yüzyılda da Avrupa'ya yayılmışlardır. Çingenelerin, Hindistan'dan göçlerinin bir noktasında iki kola ayrıldıkları belirtilir. İlk kol, kuzeye yönelmiş, Kafkaslar, Karadeniz, Orta Avrupa, Balkanlar hattını izlemiştir. İkinci kol, Güneydoğu Anadolu, Irak, Suriye, Filistin, Mısır hattını izler. Geçtikleri hemen her yerde topluluğun bir bölümü kalmıştır. İstanbul, Trakya çingeneleri birinci kolun, Maraş, Antep, Adana civarında yaşayan çingeneler ise ikinci koldan göç edenlerin torunlarıdırlar.&lt;br /&gt;Çingenelerin Avrupa’ya göç etmeleri Avrupalılarca yadırganmamış, fakat bir süre sonra Avrupalılar ile aralarında zıtlaşmalar başlamıştır. Bunun sonucunda, çingenelerin garip bir şekilde ortaya çıkışları, aykırı ve dışa kapalı yaşam biçimleri aşağılanmaya başlanmış ve bunlar, çingenelere yapılan zulmün yalnızca başlangıcını oluşturmuştur.&lt;br /&gt;Çingeneler İspanya’da, 1492 yılında Hırıstiyanlık yeniden yayılana kadar, İslam kuralları altında özgürce yaşamışlardır. 1499-1783 yılları arasında bir düzineden fazla yasa çıkartılarak romanca konuşulması, çingene giysileri giyilmesi ve çingene yaşamını yansıtan her türlü özel şey çingeneleri sindirmek amacıyla yasaklanmıştır. Fransa’da, ilk resmi baskı, 1539 yılında, çingenelerin Paris’ten sürülmesi ile başlamıştır. 1563 yılında ise ölüm tehdidi ile İngiltere’den kovulmuşlardır. 17 yy.da birçok çingene, 1855 yılında özgürlüklerini alana kadar Maceristan ve Romanya’da köle olmaya&lt;br /&gt;20. yy’da, 2. dünya savaşında, yaklaşık 400.000 çingene, Hitlerin Ari Irk düşüncesi ile Nazi toplama kamplarında öldürülmüştür. (Çingeneler, Nazım Alpman, sayfa 101-102)&lt;br /&gt;Hintli bir çingene&lt;br /&gt;Çingene toplumları en büyük farklılıkları dinlerinde göstermektedir. Genellikle yaşadıkları yere adapte olmuşlar ve o bölgenin yaygın dinini benimsemişlerdir. Yayıldıkları geniş alanları düşünürsek karşımıza, katolik, protestan, ortodoks ve müslüman birçok çingene çıkmaktadır.&lt;br /&gt;Genelde aile merkezli olan çingeneler miraslarına ve atalarına son derece hayranlık duymaktadırlar. Evlilikleri, kişilerin kişisel tercihlerinden ve beğenilerinden ziyade, klanın ve ailelerin bağlarını güçlendirecek şekilde, genelde daha önceden ayarlanmış şekilde gerçekleşir. Ülkemizin doğu ve güneydoğu kesimlerinde halen devam etmekte olan başlık parası geleneği, çingenelerde de varlığını sürdürmektedir&lt;br /&gt;Hem modern yaşama dahil olmak hem de kültürlerinin gücünü korumaya çalışmak, zaman zaman zorlandıkları konular arasında yer almaktadır. Bunun için mümkün olduğu kadar, bakırcılık, kalaycılık, nalcılık, eğlence, el sanatları, küçük ölçekli ticaret gibi geleneksel işlerde çalışmayı tercih etmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varlar, hem de milyonlarca... İstatistiki rakamlara göre Avrupa'da toplam olarak 7 milyon 101 bin 500 çingene yaşıyordu. Bu sayının yüzde 60'ı Balkan ülkelerinde bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Çingenelerin ülkelere göre dağılımı da oratalama olarak şöyledir: Romanya: 800 bin Bulgaristan: 800 bin Yugoslavya: 800 bin Çekoslovakya: 600 bin Macaristan: 500 bin Türkiye: 500 bin-1.000.000 arasıİspanya: 500 bin Rusyada: 260 bin Fransa: 250 bin&lt;br /&gt;Günümüzde çingenelere karşı uygulanan baskı ve önyargılı tutum halen devam etmekte ise de, onların, insaüstü çabaları ve birbirlerine olan bağlılıkları ile kültürlerinin yok olmasına izin vermeyecekleri kesindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115771282639109612?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115771282639109612/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115771282639109612' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115771282639109612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115771282639109612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/09/gkkuann-ocuklar.html' title='Gökkuşağının Çocukları'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115771184159614198</id><published>2006-09-08T03:37:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.730-08:00</updated><title type='text'>Tuba Hanım</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Boğaziçi İşletme mezunu bir arkadaşım var. Derslerle arası da oldukça iyi. Birgün okulda başından geçen ve ölseydim de yerin dibine girseydim dediği bir olay anlattı ve ben koptum.&lt;br /&gt;Dönem başından beri girmediği bir ders hocası, derse ilgi pek olmadığı için hoca derse belli bir süre gelmeyenleri bırakacağını söyleyince bizimki tutuşmuş soluğu  eğitmenlerin odasında almış. Aklınca hocaya gidecek ve derslere girdiğini ancak arada bir imza atmayı unuttuğu için bu duruma düştüğünü bu konuda bir yardımı olup olmayacağını soracakmış. Dersin hocasının adını arkadaşlarından öğrenmiş ve odasına gitmiş. Kapıyı çalmış ve içeri girmiş karşısındaki erkek hocaya:&lt;br /&gt;-Hocam merhaba. Tuğba Hanım yok mu?&lt;br /&gt;-Yok canım, napıcan sen Tuğba Hanımı?&lt;br /&gt;-Ya hocam bir imza durumu vardı da onu konuşacaktım.&lt;br /&gt;-Nasıl bir imza durumu anlat bakalım ben yardımcı olayım.&lt;br /&gt;-Ya hocam, ben derslere giriyorum ama arada imza atmadan erken çıktığım zamanlar oldu. Şimdi, Tuğba Hoca derslere belli bir süre gelmeyenleri bırakacağını söylemiş. Benim de son senem. İş görüşmelerim bile başladı. Bekleyen yerler var. Bunu konuşacaktım.&lt;br /&gt;-Demek derslere kesintisiz devam ettiğin halde Tuğba Hoca seni de bırakacak ha. Tamam merak etme ben konuşur ikna ederim Tuğba Hocayı. Senin gibi çalışkan, hele de birkaç ay sonra işe başlayacak bir öğrencimizi zor durumda bırakmayız merak etme oğlum.&lt;br /&gt;-Teşekkür ederim hocam&lt;br /&gt;-Git başımdan da gözüm görmesin seni yalancı haydut!&lt;br /&gt;-Hocam????&lt;br /&gt;-Ne hocası! Ne hocası! Utanmadan koca herif yalan söylüyosun karşımda!&lt;br /&gt;-Hocam bir terbiyesizlik mi yaptım anlamadım ki?&lt;br /&gt;-Derslere giriyormuş da imza atmamışmış! Haydut! Tuğba Hanımmış? Ulan sabahtan beri Tuğba Hanımla konuşuyorsun be! Derslere girseydin koca adama hanım demezdim. Hadi oğlum seneye gel seneye!!!&lt;br /&gt;-????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bizim arkadaşın okulu bir sene uzadı ve Tuba Hocayı ne zaman görse gözlerini kaçırdı.&lt;br /&gt;Ne demişler; yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115771184159614198?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115771184159614198/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115771184159614198' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115771184159614198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115771184159614198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/09/tuba-hanm.html' title='Tuba Hanım'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115771164906320319</id><published>2006-09-08T03:33:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.669-08:00</updated><title type='text'>Sevgili Eşime</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;Ben Seninle Varım Bir Bilsen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben seninle varım bir bilsen,&lt;br /&gt;Seninle görür gözlerim göklerin maviliğini,&lt;br /&gt;bulutların beyazını,&lt;br /&gt;Aşkın kırmızısını&lt;br /&gt;Seninle duyarım martıların bir simit parçası için çığlığını.&lt;br /&gt;Ben seninle varım&lt;br /&gt;Toprağın yağmuru içişi gibi gideririm susuzluğumu dudaklarında&lt;br /&gt;Kendime çeki düzen veririm gözlerinin aynasında&lt;br /&gt;Sırf sana güzel görüneyim diye,&lt;br /&gt;Gözbebeklerinin karasını sürme gibi çekerim gözlerime&lt;br /&gt;Sırf senin için...&lt;br /&gt;Ben seninle koklarım baharda açan güllerin  cennet kokusunu,&lt;br /&gt;o güllerin üstündeki çiğ damlaları,&lt;br /&gt;Bilki her sabah üstlerine akıttığım, sana olan aşkımın gözyaşları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarımdaki güneş gölgeleri senin saçlarının renginden,&lt;br /&gt;Gözlerimin mavisi yüreğindeki denizin derininden,&lt;br /&gt;Kirpiklerim sen, kaşlarım sen, dudaklarım sen.&lt;br /&gt;Ben seninle varım bir bilsen.&lt;br /&gt;Hani bir elmanın iki yarısı deyimi vardır ya&lt;br /&gt;İşte biz aynı bu deyimiz.&lt;br /&gt;Aynı bu elma,&lt;br /&gt;Aynı bu iki yarı,&lt;br /&gt;Aynı çekirdek aynı sap, aynı çöp.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En güzel ezgiler senin nefesin,&lt;br /&gt;En içli şarkılar senin sözlerin,&lt;br /&gt;Sıcacık ekmek kokusu gibi teninin kokusu,&lt;br /&gt;Derinden derinden içime çektiğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökte ay, yıldızlar, gezegenler,&lt;br /&gt;Yerde, dağlar, taşlar, okyanuslar, toprak,&lt;br /&gt;Kuşlar, kurtlar, ağaçlar, çiçekler herşey...herşey&lt;br /&gt;Yalnızca sen olunca güzel..&lt;br /&gt;Ben seninle varım bir bilsen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzündeki otuziki yılın çizgisi benden ayrı yılların anısı ya,&lt;br /&gt;Benden önceki yaşamını yaşanmamış saymak için,&lt;br /&gt;Bir silgi alıp elime tek tek silmek isterim.&lt;br /&gt;Evet kıskanıyorum, kıskancım hem de en tehlikelisinden&lt;br /&gt;Kork benden&lt;br /&gt;Çünkü ben seninle varım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tansiyonum düştüğünde ilacım, terinin tuzu,&lt;br /&gt;Üşüdüğümde eldivenim ellerin,&lt;br /&gt;Başım ağrıdığında aspirin yerine seni içerim.&lt;br /&gt;Bu bir hastalıksa hiç iyileşmeyeyim,&lt;br /&gt;Bir işkenceyse sonsuza dek gerili kalsın zincirlerim&lt;br /&gt;Ellerime kelepçe vurulsunda kıyamete kadar çıkmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlara ekmek atarken sen&lt;br /&gt;Yürürken sen, otururken sen, yatarken sen.&lt;br /&gt;Boğazda sen, Emirgan’da, Ortaköy’de, Kalamış’ta sen,&lt;br /&gt;Ağaçlar çiçek açarken sen, yaprak dökerken sen&lt;br /&gt;Tohum ekerken sen, sürgün verirken sen.&lt;br /&gt;Doğumda sen, yaşamda sen, ölümde sen.&lt;br /&gt;Her şeyde, her yerde, her zaman sen, sen, sen... hep sen...&lt;br /&gt;Ben seninle varım zaten.&lt;br /&gt;O zaman benim içimde sen, hatta ben=sen....bir bilsen.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Evren Bilgin&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115771164906320319?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115771164906320319/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115771164906320319' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115771164906320319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115771164906320319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/09/sevgili-eime.html' title='Sevgili Eşime'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115770626383855376</id><published>2006-09-08T01:52:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.607-08:00</updated><title type='text'>Doyasıya sevelim</title><content type='html'>Aşağıda beni çok etkileyen bir şiir görüyorsunuz. Etkilenmemek mümkün değil zaten okuyunca. Çoğu zaman iş yorgunluğuyla eve döndüğümde hele evde beni bekleyen bir dolu ev işi de varsa bu ruh halinde oluyor ve Arca'yı oyalama taktikleri ile oyalayıp başımdan savıyordum. Bu şiir yeniden gözümü açtı. Artık elinde oyuncak yanıma gelip "anna oyun oyun" dediğinde "sonra oğlum" demiyorum. Elimdeki işi bırakıp onunla doyasıya oynayıp biraz daha geç yatmayı göze alıyorum. Hele akşamları, onu yatağına tek başına yatırıp uyumasını beklemeden odasından hemen çıkmıyorum artık. Birlikte yatağına girip bir masal okuyup doyasıya okşayıp öpüp kokladıktan sonra iyice uykuya yenik düşene kadar yanında kalıyorum. O da bundan öyle büyük bşr haz alıyor ki benşm yanında olduğumu görünce daha bir güvenli dalıyor uykuya ve arada bri gözünü açıp hala orada olup olmadığımı kontrol ediyor. Yanağını yanağıma dayayıp o şekilde uyuyor, öyle huzurlu oluyor ki o zaman. Çünkü o bir daha bu yaşlara geri dönmeyecek ve ben onun bu hallerini çok özleyeceğimi biliyorum. Şimdi onun o ipek tenini öpüp okşarken ileride sakallı cildini bu şekilde öpmeme izin vermeyeceğini biliyorum. "Of anne ben çocuk muyum beni böyle öpüyorsun" diyecektir büyük ihtimalle. Minik ayaklarını ellerimin arasına alıp gıdıklarken ileride 43 numara ayaklarına dokunamayacağım hele ellerimin arasına hiç alamayacağım. Bunları düşündükçe onunla sağlıklı ve verimli saatler geçirmenin herşeyden daha önemli olduğunu bu şiir bir kez daha hatırlattı bana. Hatta eşim dün akşam şiiri yazıcıdan bastırıp buzdolabının görebileceğimiz bir yerine asmış her zaman gözümüzün önünde olsun unutmayalım diye. Ne diyeyim, onlar bizim en değerli varlıklarımız ve yeteri kadar zaman ayırıp öpüp koklayarak yetişkinliğe ulaştıralım onları.. Sonradan keşke dememek için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115770626383855376?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115770626383855376/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115770626383855376' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115770626383855376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115770626383855376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/09/doyasya-sevelim.html' title='Doyasıya sevelim'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115770517389405693</id><published>2006-09-08T01:45:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.531-08:00</updated><title type='text'>YETİŞKİN OĞLUMA</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;YETİŞKİN OĞLUMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli meşguldüm o kadar sene&lt;br /&gt;Seninle doyasıya oynayamadım&lt;br /&gt;Sen beni çağırdın gel oyna diye&lt;br /&gt;Ben bir türlü zaman ayıramadım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giydirdim,doyurdum,seni kolladım&lt;br /&gt;Sadece bunları yeterli sandım&lt;br /&gt;Bana oyuncağını getirdiğinde&lt;br /&gt;Ben seni çoğu kez başımdan savdım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatağa yatırır seni okşardım&lt;br /&gt;Sen uyur uyumaz hemen çıkardım&lt;br /&gt;Şimdi o günleri çok özlüyorum&lt;br /&gt;Keşke bir dakika fazla kalsaydım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat ne kadar da kısa, yıllar ne çabuk&lt;br /&gt;Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk&lt;br /&gt;Ona dokunmak için uzandığımda&lt;br /&gt;Ellerim boş kalır yüreğim buruk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık ne resimler, ne de oyunlar&lt;br /&gt;Ne ‘’ iyi geceler’’ ne sarılmalar&lt;br /&gt;Hepsi çok geride ulaşmak çok zor&lt;br /&gt;Yaşanmadı sanki o güzel yıllar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık hiç işim yok, yapayalnızım&lt;br /&gt;Günlerim çok uzun, üstelik bomboş&lt;br /&gt;Keşke isteklerini bir bir yapsaydım&lt;br /&gt;Küçük arzuların şimdi çok şirin çok hoş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alice Chase&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115770517389405693?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115770517389405693/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115770517389405693' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115770517389405693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115770517389405693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/09/yetikin-oluma.html' title='YETİŞKİN OĞLUMA'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115210301245413405</id><published>2006-07-05T05:28:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.450-08:00</updated><title type='text'>Arca Dili Hoş Dili</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ne ni:Deniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Nünü:Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Tata:Çatal&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Te : Teşekkür&lt;br /&gt;Ayn : Aynı&lt;br /&gt;Aada: Arca&lt;br /&gt;Om : On&lt;br /&gt;Alo : Alo&lt;br /&gt;Odüu: Otur&lt;br /&gt;İn: (in, incem, indir)&lt;br /&gt;Bla bla : Beraber&lt;br /&gt;Me : Merdiven&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Dadı=Sarı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ma=Mavi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Dedi=Yeşil&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Gla=Siyah, kahverengi, silah&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Mo= Mor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Mi=Kırmızı( ne alaka di mi?):)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Biya= Beyaz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Nunu=Turuncu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Emi=Ekmek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ebi=Tepsi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;dado=Gazoz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Doda=Soda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Dodo=DOruk (Arkadaşı)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ana=Anneanne&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Mama=Babaanne&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Dede=Dede&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ann=Anne&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Baba=Baba&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Te= Teyze&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Toto=Çikolata&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;aaba=Araba&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Amon=Kamyon&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ay=Ay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;To=Top&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ma=Banyo&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bi=Bir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;İki=İki&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Üj=Üç (koca macır nolcek)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Döt=Dört&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bej=Beş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;on=on&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Du=Su&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ala=İlaç (bayılıyor)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Del=Gel&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Dit=Git&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Dus=Sus&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bebi=Bebek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Baybay=Baybay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Mema=Merhaba&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Nana=Nazan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115210301245413405?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115210301245413405/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115210301245413405' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115210301245413405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115210301245413405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/07/arca-dili-ho-dili.html' title='Arca Dili Hoş Dili'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115072941589077757</id><published>2006-06-19T07:59:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.356-08:00</updated><title type='text'>Ann! Ay ay!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bizim ufaklık brikaç haftadır ayı tanıyor. Ayı derken hayvan olan ayıyı değil gökyüzündeki ayı:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Reklamlarda, gazetede, dergide veya yolda giderken arabanın içinden gökyüzünde ayın hilal halini bile görse ay ay deyip duruyor. Dün kahvaltı sonrası bir tane kremalı bisküv verdim eline, oynamaya başladı elinde.. Oğlum dedim oynamasana yemekle ye anneciğim dedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ağzına götürdü epey büyük bir ısırık aldı ve sonra bana gösterip Ann! ay ay dedi.. Yuvarlak bisküviyi ısırınca aydedeye benzemiş bizimki de ay ay deyip bize gösteriyordu..:)Canııımmmmm!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115072941589077757?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115072941589077757/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115072941589077757' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115072941589077757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115072941589077757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/06/ann-ay-ay.html' title='Ann! Ay ay!'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-115009587107501500</id><published>2006-06-11T23:36:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.285-08:00</updated><title type='text'>Yarışma Sona Erdi</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/1600/duvar.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/400/duvar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugün 12 Haziran ve yazı yarışmamızın sonu.&lt;br /&gt;İte kaka da olsa yarışmamazı bitiridik. Katılımın çokdaha fazla olacağını ümütg ediyordum açıkçası. Yine de başlangıç için idare eder diyorum. Katılan tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum hepinizin ellerine sağlık! Çok komik anılarınızı bizlerle paylaştınız. Hepsi çok komikti, hepsi çok güldürdü ancak ne yazık ki sadece bir tane birinici seçebiliyorum. Seçim kriterlerinde olayın komikliği kadar anlatım gücü ve Türkçe dilbilgisi ve yazım kurallarına hakimiyet de göz önüne aldığım noktalar arasındaydı. Tüm bunları harmanlayınca Sevgili Banu Kocatepe arkadaşımızı bu yarışmanın birincisi ilan ediyorum. Sevgili Banu, işte yanda resmi bulunan el yapımı duvara asmak için kullanılan nazar boncuğu senin süpriz hediyen. Adresini &lt;a href="mailto:aygunevren@yahoo.com"&gt;aygunevren@yahoo.com&lt;/a&gt; adresime iletirsen hediyen en kısa zamanda adresine kargo ile teslim edilecek. Tebrik ederim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmalarımız devam edecek lütfen bizden ayrılmayın..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-115009587107501500?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/115009587107501500/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=115009587107501500' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115009587107501500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/115009587107501500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/06/yarma-sona-erdi.html' title='Yarışma Sona Erdi'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-114837397141663855</id><published>2006-05-23T00:06:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.223-08:00</updated><title type='text'>Yarışma Devam Ediyooor!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bakıyorum da bizim millet yazı yazmaya karşı biraz çekimser davranıyor. Bunca yıllık yaşanmışlığınızda hiç mi sizi ölesiye güldüren birşeyler olmadı? Önemli olan paylaşmak sevgili arkadaşlarım. Birbirinden nefis tarifleri çok güzel yazıya döken mutfak bloğu sahipleri dostlarım. Haydi sarılın klavyeye! Komik birşeyler çiziktiriverin... İnanın hiç de zor değil.. Bakın birkaç çok komik yazı geldi.. Zaman daralıyor.. Kimse süpriz bir hediye almak istemiyor mu? Ayağınıza kadar kargo ile gelecek bir hediye?Haydi bekliyorum. ..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-114837397141663855?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/114837397141663855/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=114837397141663855' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114837397141663855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114837397141663855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/05/yarma-devam-ediyooor.html' title='Yarışma Devam Ediyooor!'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-114675567347166704</id><published>2006-05-04T08:04:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.167-08:00</updated><title type='text'>Yarışma-Haydi Klavye Başına</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/1600/logo2.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/200/logo2.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/1600/logo2.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bir yarışma düzenliyorum!!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Başından geçen komik bir olayı en güzel anlatana güzel bir hediyem olacak. Hediyenin ne olduğu sürpriz ama emin olun güzel bir şey! Hediyeyi ya da ödülü diyelim bence daha uygun, ancak  yurtiçinde bir adrese gönderebileceğim için yurtdışından yarışmaya katılmak isteyen arkadaşlar burada bir adres vermek durumundalar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;KONU&lt;/strong&gt;: Yarışmanın konusu serbest. Önemli olan başınızdan geçen komik bir olayı komik bir şekilde ve türkçeyi düzgün kullanarak anlatmanız. En iyi anlatan ve türkçeyi en doğru kullanan bir kişi yarışmayı kazanacak. Gelen yazıları ben değerlendireceğim ancak en çok oy alan yazıya da +1 bir puan vereceğim. Bu nedenle gelen yazılara oy vermek de önemli. Yazınızın uzun yada kısa olması hiç önemli değil. Eğer 5 cümleyle olayı anlatabiliyorsanız, düzgün ve Türkçe'ye uygun olması şartıyla hiç önemli değil 5 cümleyle anlatın. Yeter ki blog kardeşlerimize ve ziyaretçilerimize yabancı kelimelerin kirletmediği bir Türkçe ile keyifli bir ortam yaratalım. Amaç eğlenmek, eğlenirken birbirimizi tanımak. Bu arada uzun yıllar yurtdışında olup da Türkçeyi iyi kullanamayan sevgili dostlarım çekinmeyin lütfen. Yabancı kelimelerden arınmış olması yeterli yazacağınız yazının. Bu yüzden çekinmeden karalayın birşeyler!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;SON KATILMA TARİHİ&lt;/strong&gt;: Yarışma 12 Haziran da sona erecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yarışmaya katılabilmek için yazılarınızı mesaj olarak buraya atmanız gerekmekte. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Haydi pamuk eller klavyeye.. &lt;strong&gt;Süre başladı..&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Unutmadan bu yarışmaların devamı da gelecek!!!!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-114675567347166704?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/114675567347166704/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=114675567347166704' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114675567347166704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114675567347166704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/05/yarma-haydi-klavye-bana.html' title='Yarışma-Haydi Klavye Başına'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-114673695582150315</id><published>2006-05-04T02:43:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.113-08:00</updated><title type='text'>Bahar Yorgunluğu İlletinden Çektiklerim</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yorgunluktan beni yataktan spatulayla çıkarttıkları şu dönemdem nefret ediyorum. Yanımdaki değerli zat-ı muhteremimin de uykusu fena halde ağır oldundan kendimi spatula ile kazıma işi de bendenize düşüyor ki bu en zoru zaten. Şöyle soğuğundan bir tas suyu bocalayıverseler üstüme valla ona bile razıyım en azından şappadanak uyanırım. Ama yok, illede o saatin iğrenç melodisiyle uyanacan, göz kapakların açılmamak için direnecek sanki gece yatarken gece kremi yerine capon yapıştırıcısı sürmüşsün gibi, sonra biraz daha uyuyayım diye düşüneceksin. Keşke şimdi bir şey olsa da iş tatil olsa diye her gün aynı saçma düşüncelerini geçireceksin kafandan.  Ama uyur kalırım korkusuyla sürüne sürüne kalkacaksın yataktan kafa önde, saçları hiç sormayın bit ayıklamak için karıştırılmış halde düğüm düğüm(ighh iğrenç ben şimdi kaşınmaya başlarım bit lafını duyunca), omuzlar çökük kamburumsu halde tuvaletin yolu tutulur. İllede çiş yapılır. Şu mesanenin dolmadığı bir gece var mıdır acaba? O kadar da yatmadan önce dikkat ederim çok su içmemeye ama sabahları her uyandığımda patlayacak durmumda olan bir mesane bulurum içimde. Hayır anlamadığım haftasonları sabah 11'lere kadar dişini skıan organ, nedense erken de kalksan hep dolu, hep dolu kardeşim. (Bula bula bugün uğraşacak zavallı mesaneyi mi buldun ya diye sormayın, kıllık işte, hem benim mesanem size ne uğraşırım uğraşmam!!Uğraşacağım işte!). Sonra klozete oturulur bir kaç dakika da orada kestirilir. Yani ben kestiririm. Klozetin duvara yakın olmasının böyle bir etkisi var işte. O, yataktan kalkarken önde olan kafa var ya o kafa, klozete oturunca illede yaslanacak bir yer arıyor  ben de duvara yaslıyorum.. Hayır birgün uyuyup kalacağım sonra alacağım başıma belayı ama akıllanmıyorum işte. Neyse, sonra yüz yıkamak için lavaboya gelinir ve en soğuk haliyle su yüze vurulur. Yüz kurulanır ve ne giyeceğim derdine düşmek için gardrobun başına gelinir. Dakikalarca bön bön, sanki bu kıyafetleri ilk kez görüyormuşcasına bakılır. Hayır, zaten hepsi defalarca giyilmiş şeyler ne bakıyorsun ki akşam Hızır uğrayıp da sana son moda kıyafetler getirmedi ya? Dakiklarca öküzcülük oynadıktan sonra iki üç gün önce giyilen kıyafet çıkarılır ve giyilir. Gönül şöyle daha şık süslü püslü giyinmek ister, hatta akşam yatmadan evvel kendi kendine söz verilir, yarın farklı olayım diye ama sabahın uyuşukluğu ve havanın soğukluğu bahane edilir. Giyindikten sonra şu servise bineyim de kaldığım yerden uyumazsam ne olayım denir ama gel görki servise binince hayaller yıkılır. Çünkü servisin en gevezeleri gelmiş ve koyu ve bitip tükenmez sohbetlerine çoktan başlamışlardır bile.. Ne diyeyim.. Ben bu mevsim geçişlerini sevmiyorum işte, sevmiyorum...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-114673695582150315?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/114673695582150315/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=114673695582150315' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114673695582150315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114673695582150315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/05/bahar-yorgunluu-illetinden-ektiklerim.html' title='Bahar Yorgunluğu İlletinden Çektiklerim'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-114666915366968269</id><published>2006-05-03T04:42:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:25.049-08:00</updated><title type='text'>Tansiyon Sürünüyor...</title><content type='html'>Yaklaşık bir saattir şirket doktorumuzun odasında yatıyorum. Baş dönmesi ve baş ağrısıyla zor attım kendimi doktorun odasına. Tansiyonum düşmüş 7.5'e. Bu dönmeler de doğal oluyor tabi bu kadar düşünce.. Biraz yatıracağım sizi dedi. Oda da buz gibi, doktorumuzdan ateş fışkırıyor sanki mübarek. Açmamış kaloriferi. Üşürüm ben dedim yatmayayım. Küçük bir battaniye çıkardı sardı beni, ayaklarımı da biraz yükseğe kaldırdı ve gözlerimi yumup uyumaya çalışmamı istedi. Vay be, ne keyif! Millet harıl harıl çalışırken ben uzatmışım ayaklarımı vurmuşum kafayı uyuyorum. Harbiden uyuyorum ama! Rüya bile gördüm abartmıyorum. Biraz zaman geçince bir bardak da tuzlu ayran geldi. Böylece tansiyonumu 11'e kadar yükseltmeyi başardık.  Şimdi gayet iyiyim. Uyumaya çalışırken oğluşum geldi aklıma.."Ann ann del del " deyip elimden tutup çekiştirmesi. Çocuğa bir türlü "Anne" dedirtemiyorum ya çıldıracağım. Haspam babasına öyle güzel baba diyorki hayran kalırsınız. Bana gelince "Ann"! oğlumun diyorum "Ann" değil "An-neeee" inadına "Annnnnn" diyor bu kez sonunu uzata uzata.. 7-8 aylıkken ne güzel anne diyordu büyüdükçe değiştirdi, beni sinir edecek ya! Doğduğunda ve 1,5 yaşına kadar her gören ay Evren aynı sen diyorlardı şimdi özellikle benim anne-baba, döndü şimdi tıpkı babası Evren hiç alınma demiyorlar mı uyuz oluyorum. Elbette babasına benzemesi kötü bir şey değil, benim canım ciğerim sevgili eşim ama bana benzeyip dururken nerden çıktı şimdi bu babaya benzemeler anlam veremediğim için içten içe huysuzlanıyorum. Bu nasıl içten içe huysuzlanmak alenen yazıyorsun işte demeyin zaten sinirliyim aaaa! Babası da fena değil hani yakışıklı adam ama ne bileyim işte biraz paylaşamama sorunum var herhalde. Ya da bu zamana kadar herkes bana benzetiyordu ya, ben de alıştım ya, şimdi tersine dönünce garipsiyorum sanırım. Üstelik laf aramızda çocuk hala bana benziyor yav! Ama gelin görün bunu benimkilere anlatın:) Neyse sözü fazla uzatmayayım. İçimdekileri döküyorum, rahatlıyorum valla. Ne iyi ettim de yaptım bu siteyi oh elime sağlık. Bundan sonra tüm duygu ve düşüncelerim burada.&lt;br /&gt;Sevgiler..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-114666915366968269?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/114666915366968269/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=114666915366968269' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114666915366968269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114666915366968269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/05/tansiyon-srnyor.html' title='Tansiyon Sürünüyor...'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27456929.post-114663955446557902</id><published>2006-05-02T23:50:00.000-07:00</published><updated>2006-10-30T00:40:24.984-08:00</updated><title type='text'>Merhaba</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/1600/peynir[1].jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5523/2135/200/peynir%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bloğun ismine bakıp da sakın aldanmayın yemekle en ufak bir ilgisi yok olayın. Benim ailedeki yani kocamın dilindeki adımı terennüm ettim sadece o kadar. Bendeniz gün yüzü görmemiş peynir gibi bir ten rengine sahip olduğum için kendileri bana bu şekilde hitap etmekteler ve beni de iyi anlattığını düşündüğüm için kendimle ilgili yaşanmışlıkları anlatmak için bu ismi uygun gördüm. Teleme Peyniri! Bir de, bir kalıp peynir resmi buldum mu internetten profilimin resmi de oluşmuş olacak, ne güzel değil mi? Sevgili kocam nişanlılığımızda da beni böyle severdi, bir gün annemlerin yanında ağzından kaçırıverince " Teleme Peynirim" diye güzel bir komedi yaşanmıştı. Beyefendi hazretleri utancından salçalık kırmızı bibere dönmüştü de beyaz peynirin yanına pek de güzel yakışır közlenmiş hali bilirsiniz:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Neyse efendim, burası kendimle ilgili şeyleri hafif matrak anlatmaya çalışacağım bir yer olacak. Dileyen gelip ziyaret edebilir, değerli yorumlarını bırakabilir. Ben hergün burada olacağım şimdilik hüdaya emanet olun derim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Evren-Tuz ve Biber&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27456929-114663955446557902?l=telemepeyniri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/feeds/114663955446557902/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=27456929&amp;postID=114663955446557902' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114663955446557902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27456929/posts/default/114663955446557902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://telemepeyniri.blogspot.com/2006/05/merhaba.html' title='Merhaba'/><author><name>Tuz ve Biber</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
